Adsense

Blog Arşivi

Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Telefonda Aşk

Telefonda Aşk
Onunla 1999 haziran ayında tanıştım. Ve tanıştığım o ilk anda ona aşık oldum. Tanışmadan önce çalıştığımız firmalar dolayısıyla sürekli telefonla görüşüyorduk. Bu arada onun evli ve bir kızı olduğunu öğrendim.

Zamanla aramızda çok iyi bir arkadaşlık başlamıştı ve birbirimizi merak ediyorduk. Haziran ayında firmamız bir davet verdi. Tanışmaya karar verdik. Ne de olsa sadece arkadaştık. Tanışmamız davet gibi kalabalık bir ortamda olmayacağı için dışarıda buluşmaya karar verdik. Onu beklerken bir yandan da cep telefonlarımızla konuşuyor. Birbirimizi bulmaya çalışıyorduk. En sonunda karşı karşıya geldik ve ben ona o ilk anda aşık oldum. Gülüşü, konuşmaları, bakışları… Baş başa çok güzle bir yemek yedik. Gülüşmeler, konuşmalar… derken ayrılık vakti geldi ve hiç bu kadar üzülmemiştim.
Daha yeni tanışmamıza rağmen sanki ben ona yıllardan beri tanıyormuşum, hep yanındaymışım da ayrılmışız gibi hissettim. Sonra altı ay kadar hiç yüz yüze görüşmedik. Artık telefonda da nadir konuşuyorduk. Hayal kırıklığına uğradığını düşünmeye başlamıştım ki eşinden ayrıldığını öğrendim. Sonra bir telefon konuşması tüm geleceğimi değiştirdi. O da beni beğenmiş fakat evli olduğu için hiç bir şey söyleyememiş. Zamanla eşi ile arasındaki problemler daha da büyüdüğü için ve birbirlerini daha fazla yıpratmamak için ayrılmaya karar vermişler. İki seneye yakın görüşmeye devam ettik çok zor günleri birlikte atlattık. Ama çok güzel günleride birlikte yaşadık.
Çünkü biz her şeyden önce arkadaştık. Şu an nişanlıyız ve çok kısa bir zaman sonra evleniyoruz.
İsterim ki her kez benim kadar mutlu olsun, herkes sevdiğinin elini istediği zaman tutabilsin ve onu her an yanında bulabilsin... Onunla telefon sayesinde delice bir aşk yaşamıştık. Telefon aşkımı çok seviyorum.
06:32 | 0 yorum | Devamını Okuyun ...

Evli Erkekle Aşk Hikayesi

Evli Erkekle Aşk Hikayesi
Eğer aşkımız yasak bir aşk olmasaydı, tabuları yıkmak çok kolay olacaktı. Ama her iki tarafta evliyse bu gerçekten çok zor. Biz böyle olacağını bilmedik belki de... İkimizde evli aklı başında, aynı iş yerinde çalışan önceleri iki yabancı sonradan aşık olan insanlardık.

Ne olduğunu anlamadan bir sevdanın içinde bulduk kendimizi. Önce bakışmalar, ardından kuvvetli bir elektrik hissettik bir birimize karşı. Ne o engel olabiliyordu bu elektriği ne de ben. Ben evleneli henüz 1 yıl olmuştu. Onun evliliği ise 21 yıllıktı.
Görüşmeye başladığımızda onu bu kadar seveceğimi tahmin edemezdim. Artık iş çıkışı dışarıda görüşüyor, birbirimizi görmediğimiz zamanlarda saatlerce telefonda konuşuyorduk. Sevgilim yaz başında emekli olmuştu. Artık onu işyerinde görmüyordum. Buluştuğumuz koridorlar, göz göze geldiğimiz onsuz hiçbir anlam ifade etmiyordu. Ekim ayından sonra telefon konuşmalarımız azalmış, bir soğukluk girmişti aramıza. Adeta telefon açmaktan korkuyordu. Belki de her şeyi bu kadar hızlı ve çabuk gelişeceğini o da anlayamamıştı. En son 12 Aralık gecesi görüştük. Bu son görüşmemiz oldu. Sevgili, “tabular yıkılamaz” diyordu. Ve daha benimle görüşmek istemediğini anlatıyordu. Ellerimi tutup öptü ve “Hoşça kal sevgilim” dedi.
Haklıydı belki, ne de olsa yıllardır alıştığı bir eşi vardı. Ve bir de çocuğu... “bütün suç bende” diyordu, beni kendine bağladığını , baştan çıkardığını söylüyordu. 5 Aydır ayrıyız..
O günden sonra onu ne gördüm ne de konuştum. Yalnız bir şeyi unutmuştu. Beni parçalara böldüğünü.... O günden sonra çok mutsuz günler geçirdi. Fakat biran olsun onu aşkını kalbimden, kafamdan söküp atamadım. Şimdi her akşam yüce Allah’a dua ediyorum. Arayıp sormasa da, sağ olduğunu biliyorum.
Artık bensiz de olduğunu biliyorum, bunlar bile bana yetiyor. Her şeye rağmen sevgilim seni gerçekten çok seviyor ve çok özlüyorum.
06:30 | 0 yorum | Devamını Okuyun ...

Sanalda Aşk

Sanalda Aşk
Yıllardır internet ile uğraşmama rağmen ilk kez evimde chat (sohbet) yapmak için kanala girdim. Nickim (rumuz) Bebek19. Tabii bir anda erkeklerden yüzlerce mesajla karşılaştım.

İnternetten çıkmaya karar veriyorum ama birden biri benim ona cevap vermemi sağlıyordu. Konuşma ilerledikçe biz hala klavyeyle boğuşuyor ve birbirimizi tanımak için elimizden geleni yapıyorduk. Aynı şehirdeydik. Daha yeni tanıştığım bu kişi bana ev adresini okulunu ve hatta cep telefonunun numarasını bile vermekte bir an tereddüt etmemişti. Ben de ona web sitemdeki fotoğraflarıma bakması için adresimi verdim. Bunu izleyen günlerde mail ve chat dostluğumuz sürdü. İkimiz de birbirimize farklı şeyler hissediyor ama bunun yanlış anlaşılmasından korktuğumuz için hep arkadaşlık temennilerini yeniliyorduk. Sonunda ben de onun fotoğrafını gördüm.
Artık ilerleyen güven ve dostluğumuz ardından ben yine bir chat gecesinde, “Daha fazla beklemenin bir anlamı yok artık tanışalım”dememin üzerine buluşma günümüz kararlaştırıldı.
Buluşma yeri sinemanın önüydü. Oraya gittiğimde sinemaya girmek için bekleyen bir sürü insanla karşılaşınca bir an şok oldum ve üstelik aksi gibi hepsi bana bakıyordu. Kendimi topladım ve telefonunu çaldırmayı akıl ettim. O kadar kişinin arasında sonunda beklenen kişinin melodisi çalmaya başlamıştı. O yöne baktığımda kitapçı vitrininin önünde duranın o olduğunu fark ettim. Arkasını döndü ve hayatımın bundan sonraki kısmında büyük yer kaplayacak o tatlı gülümsemesiyle yanıma doğru yaklaştı.
“Merhaba” dedi. Bense “Sen o olmayabilirsin. Bu yüzden bir soru soracağım. En sevdiğim çizgi film kahramanı hangisi? dedim. Birkaç yanlış cevaptan sonra sonunda doğru olanı buldu. Sinemaya girdik. Oysa birbirimizin yüzünü sadece 5 dakika görebilmiştik. Gittiğimiz ilk film ortama pek uygun değildi. Hatta berbat bir seçimdi. Filmin adı “Şeytan” dı. Onun bir suçu yoktu ki, ben seçmiştim...
Filmden sonra gerilen sinirlerimizi ancak buz gibi bir dondurma geçirebilirdi. Dondurma yerken bol bol konuştuk. İkinci buluşmamız için 10 gün daha beklemeliydik çünkü İstanbul’ a gitmişti. O İstanbul’ dayken birbirimizi düşünecek çok zamanımız oldu. Döndükten sonra çok şey değişmişti. Bu kısa süreli ayrılıkta ikimizde birbirimizden hoşlandığımızı anlamıştık.
Onu takip eden zamanlarda sevgimiz katlanarak devam etti. Aşkın ne zaman, nerde ve hangi şarlarda size gülümseyeceği hiç belli olmaz. Biz o zor anı sanal alemde yakaladık. Şimdi 6 aydır her gün tanrıya bizi birbirimize armağan ettiği için dua ediyoruz. Ya o gece chate girmeseydik.
06:29 | 0 yorum | Devamını Okuyun ...

Dostların Aşkı

Dostların Aşkı
Fırtınalı bir hayatın ortasında birleştik. Sen, kendine yakın bulduğun insanların sana yaptığı hatalardan şikayet ediyordun, bense uzun yıllar acısını çektiğim bir aşkın yaralarını sarmaya çalışıyordum.
İyi birer dosttuk, her şeyi paylaşır olmuştuk. Bu yakınlaşmamızın kısa bir sürede olmasına rağmen zamanım öyle tatlı, öyle güzle geçiyordu ki ben içimdeki kıpırdanmalardan habersizdim. Sanki rüyadaydım, gözlerimi açtığımda dostluğun yerini aşk almıştı. Kendimi tutamamıştım işte. Duygularıma hakim olamamıştım. Sen benim aşkım, bense senin dostundum artık. Sana aşık olduğumdan habersizdin. İçimdeki volkan öyle taşmıştı ki patlamak için sabırsızlanıyordu.
Sonunda o gün gelip çatmıştı. Bütün duygularımı bütün hislerimi açıklamıştım ben sana. Sense bana sadece şaşkın bir ifadeyle bunların yalan ve şakadan ibaret olması için yalvarmıştın. Bende sana bunların ne şaka ne de yalan olduğunu üstüne basa basa vurgulamıştım. İçim rahatlamıştı. Çünkü bir insana "seni seviyorum" demek kolay bir iş değildi. Yürek isterdi. Ben bu işi becerememiştim ama sonucuna da katlanmak elimde değildi. Çünkü asıl olan benim için bugündü ve ben bugün sana söylemem gereken şeyleri yarına bırakmamıştım. Yarın böyle bir fırsatın elime geçeceğini düşünerek bütün her şeyi açıklamıştım
Dünya fani her an her şey olabilir bizim dünyamızda... Şimdi içim çok rahat ama bir o kadar da huzursuzum. Çünkü bunları sana anlatınca suçlu ben oldum. Şimdi o eski günleri arıyorum, hiç sebepsiz, ani ayrılışın şokunu üzerimden atamamamın sonucundandır. Ve zaman eskiden öyle güzel öyle tatlı geçerken şimdilerde, bin bir azap bin bir acıyla geçiyor. O günün üstünden çok zaman geçti. Şimdi ben senden benim olmanı değil bana biraz hak vermeni istiyorum. Bana duyduğun nefreti duygularımın üstünden çekmen için yalvarıyorum. Bana ne kadar kızsan ne kadar nefret etsen de ben seni yine de seviyorum. Duydun değil mi? Seni seviyorum.
13:14 | 0 yorum | Devamını Okuyun ...

Artık gücüm tükenmişti

Artık gücüm tükenmişti
Gözlerini üzerime dikmiş yüzünde gülümseme bana doğru ilerliyordu. " Merhaba" dedi O dakikalarda bu kelimenin hayatımı ne denli değiştireceğini tahmin edemezdim. 2 yıldır arkadaşlığımız devam ediyordu. Fındık kabuğunu dolduramayacak bir sebepten bilmem kaçıncı kez ayrılmıştık.

Bana inat olsun diye arkadaşlarımdan birine çıkma teklif etmişti. Aylardan sonra beni bir cafeye davet ettiğinde her şeyden habersiz barışmak için çağırdığını düşünerek gittim. Saatler boyu flörtünden bahsetti. Sahte gülümsemeler takılıyor, gözümün önüne düşen göz yaşlarımı engellemeye çalışıyordum. Artık gücüm tükenmişti. Hızla ayağa kalktım. O da hızla kalktı, kolumu tuttu ve gitmeme izin vermedi. Beni deliler gibi sevdiğini söylediğinde etrafımdaki meraklı gözlere aldırmadan hıçkırıklarla ağlamaya başladım. En kısa zamanda diğer kıza her şeyi anlatıp ayrılacaktı. Bu olaydan sonra 2 hafta geçti. Beni hiç aramadı acaba o kızı mı tercih etmişti. Bir telefon kulübesinden onu aradım. Karşımdaki ses onun trafik kazası geçirdiğini yoğun bakımda olduğunu söylüyordu. Ona " senin için döktüğüm her damla gözyaşının cezasını umarım çekersin" demiştim. Ama böyle olsun istememiştim. Bu kez onu tamamen kaybetme korkusundan ağlıyordum. Ankara'^da bir hastanedeydi. Doktorlar yaşaması için şans vermiyordu. Cenaze işlemleri başlamıştı. Tabutuna konulacak yakaya takılacak fotoğraflar hazırlanmıştı. Eş dost hastane kapısında bekliyordu. Bu bekleyiş üç ayı tamamlamıştı. Doktorlar anneyi hastanın yaşam destek ünitelerinden çıkarılması için ikna etmeye çalışıyordu. Çünkü onlara göre yaşasa bile eski sağlıklı günlerine dönemeyecekti. Anne kararlıydı son nefesine kadar yanında olacaktı. Günlerce yanından ayrılmadan onunla konuştu. Ellerini tutmuş yine gelecekten söz ederken parmaklarını kıpırdatarak oğlunun tepki verdiğini fördü. Sevinçten hastane koridorlarında kahkahalar atıyordu. Doktorların " Olmaz" dediğini ana-oğul başarmıştı. 2 yıl olmuştu onu bu süre içerisinde hiç görmemiştim. Bu süre içerisinde onu hiç görmemiştim. Şimdi karşımdaydı, çok değişmişti. Bazı zamanlar beni çileden çıkartıyordu, ona katlanamıyordum. Psikolojik tedavi görüyordu. Yine bir ayrılık zamanıydı telefonda evlenme teklifinde bulunduğunda ciddiye almamıştım. Israrla kendisini görmeye gelmemi istiyordu, yine bir ameliyat geçirmişti. Ziyarete gittiğimde evlenme teklifini yineledi. Hayatımızın 3 yılını bu kaza yüzünden kaybetmiştik. Artık başka vakit kaybetmenin bir anlamı yoktu. Rüya gibi bir düğünle hayatımızı birleştirdik. Tabuta konması için hazırlanan fotoğrafı duvara astık. Ona her baktığımızda küçük kızımıza ve hayata sımsıkı sarılarak bize verdiği mutluluk için Allah'a şükrediyoruz. Tüm mutluluklar sevenlerin olsun.
13:10 | 0 yorum | Devamını Okuyun ...

Aşk Kapıyı Çalınca

Aşk Kapıyı Çalınca
Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünmememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim.

Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde... Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan gerçeği... O okulumuzda yeni görev yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi.

Böyle şeyler yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık bir zamanda hayatımı değiştirivermişti. Ona aşık olmam benim suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki? Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim. Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim.
Madem aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da cesaretli olmalıydım. Söyledim. Şaşkınlığımı ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez, çat kapı bir öğrenci geliyor ve ‘’ ben sizi gördüğüm ilk andan beri seviyorum’’ diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı.
Yaptığım çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim.

Bir gün bana hak vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek.
13:07 | 0 yorum | Devamını Okuyun ...

Aşkı internetten arıyo

Aşkı internetten arıyo
Sevgililer Günü yaklaşırken Türkiye'de yaklaşık 3.5 milyon kişinin aşkı internette aradığı ortaya çıktı. İnternetteki sanal flört, evlilik, tanışma sitelerinin pazar büyüklüğü 3.5 milyar doları geçti.

2011 yılında sanal flört pazarının daha da büyüyerek 4 milyar dolara çıkması bekleniyor. Türkiye Bilişim Derneği (TBD), "14 Şubat Sevgililer Günü" nedeniyle, internetin toplumdaki sevgi, aşk ve evlilik olgusuna yansımasını mercek altına aldı.

Derneğin sanal yayın organı Bilişim Dergisi'nde yer alan değerlendirmeler sanal flört ve çöpçatan sitelerinin ulaştığı ekonomik büyüklüğü de ortaya koydu.

"Siberalem.com"un direktörü Ayşe Gözde Ekmekçi, "Türkiye'de yaklaşık 3.5 milyon kişi, aşkı internette arıyor" dedi. Ekmekçi, dünyada 2010 yılında 3.5 milyar dolar olarak tahmin edilen sanal flört endüstrisinin 2011'de 4 milyar doları bulacağını bildirdi.

REKOR AMERİKA'DA

"Evlilikmerkezi.com" direktörü Ebru Selvi de, "Tüm dünyada bu tarz siteleri daha çok şehirli, çalışan ve eğitim seviyesi yüksek olan bekârlar kullanıyor.

Dünyada her yıl 1 milyondan fazla çift, evlilik ve benzeri arkadaşlık siteleri aracılığıyla tanışarak evleniyor" ifadesini kullandı. Sadece Amerika'da online evlilik ve arkadaşlık sitesi sayısının 1500 civarında olduğu biliniyor.
12:42 | 0 yorum | Devamını Okuyun ...

Aşk Nedir?

Aşk
Ask Bir sudur, iç iç kudur.Ask
Aşk,
iyi geceler öpücügünü uzun tutmaktir. Beklentidir. AskAşk, delicesine flört ederken yanindakinin hiçbir sey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygidir. Ask
Aşk,
zaaflariniz oldugunu ortaya çikarir. Kabullenmektir. Ask
Aşk,
simdi zamani degil diye beklemeyi bilmektir. Sabirdir. Ask
Aşk,
saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir Ask
Aşk,
Seviselim demeden sevismek, yanindakinin ne istedigini bilmektir.Anlasmaktir. Ask
Aşk,
baglandigini sandiginda, karsindakine hayir deme sansini tanimaktir.Inceliktir. Ask
Aşk,
korumaktir. Sorumluluktur. Ask
Aşk,
ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir. Ask
Aşk,
durma yoksa seni öldürürüm lafini duymaktir. Şehvettir. Ask
Aşk,
evinizdeki her seyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir. Ask
Aşk,
sevgilinizin ne oldugunu bütün çiplakligiyla görmektir. Gerçektir. Ask
Aşk,
saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Nesedir. Ask
Aşk,
sizi kucaklayan kollarin, gittikçe daha çok sarilmasidir.Mutluluktur. Ask
Aşk,
gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediginizde,uyanik kalip seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabini almaktir. Sicakliktir. Ask
Aşk,
tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir. Ask
Aşk,
uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir. Ask
Aşk,
kocaman yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir. Ask
Aşk,
evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir. Ask
Aşk,
evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir. Ask
Aşk,
hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir. Ask
Aşk,
gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir. Ask
Aşk,
ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur. Ask
Aşk,
hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir. Ask
Aşk,
gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir. Ask
Aşk,
ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Aşk,
pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir. Ask
Aşk,
rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyip sevgilisinin yaninda olmadigina hayiflanmaktir.Yalnizliktir. Ask
Aşk,
asla anlatilmayacak hikayelerdir. Özeldir. Kiymetini Bilene Tabiiiii :) Ask
07:44 | 0 yorum | Devamını Okuyun ...

Aşk İle İlgili Sorular ve Cevapları

Aşk İLe İLgili Sorular ve Cevapları
Aşk Herşeyi Affedermi ?
Dünyanın en güzel, en tuhaf, en yabani ve aynı zamanda en evcil duygusunu yani aşkı, bu kez de sıradışı sorularla çözümlemeye hazır mısınız?
Neden hep yanlış insanlara aşık oluruz? 
Yanlış insanlara aşık oluyoruz çünkü kafamızın içinde “doğru insan” diye bir kavram var. Zihnimizde belli ölçülerden, daha doğrusu kalıplardan meydana gelen bir şema oluşturuyoruz. Durmadan hayatımızın erkeğini/kadınını arıyoruz ve onu bulma konusunda oldukça sabırsız davranıyoruz. Ayrıca kabul edin ki, aşk söz konusu olduğunda yasakların ve engellerin ayrı bir çekiciliği oluyor. İmkansızlık aşka bambaşka bir lezzet katıyor. Biz de aslında içten içe bu imkansızlığı yaşamaktan hoşlanıyor, bunun içimizdeki tutkuyu arttırmasına göz yumuyor, bir yandan da bir türlü düzenli ve uzun bir ilişki kuramamanın acısını çekiyoruz. 
Aşk, her zaman fedakarlık mı demek? 
Tabii ki hayır. Bir tarafın diğeri için kendini hiçe sayması aşk değildir. Aşk iki kişilik bir egoizm ve aslında insanın tamamen kendi egosunu tatmin etmek, ruhunu doyurmak, kalp çiçeğinin suyunu vermek için yaşamaya ihtiyaç duyduğu bir süreç. Fakat bu egoizmi olumsuz anlamda ele almamak gerek. Birbirine aşık olan iki insanın ilişkileri, bir yönüyle dünyanın geri kalanına kapalıdır. Onların kendilerine özgü bir dilleri, bir iletişim biçimleri, bazen etraflarındaki hiç kimsenin, en yakınlarının bile içine giremediği bir dünyaları vardır. Aşkın egoist yanı sıradan bir bencillikten çok, bir kabuğuna çekilmişlikten ve mahremiyetten kaynaklanır. Ancak bir tarafın kendini parçalaması ve diğerinin bundan faydalanması aşkın değil, tek yönlü bir bağımlılığın işaretidir. 
Aşk filmlerinin hayatımızdaki önemi nedir? 
Özellikle kadınların zaafı sayılabilecek bu filmler, aşkı daha iyi algılamak üzere gözümüzü açmamızı sağlar. İçimizdeki yoğun duyguya karşı olan güvenimizi arttırır. Aşk filmlerine çok meraklıyız çünkü bizi zaman zaman ümitsizliğe, kuruntulara, endişelere, korkulara, acı çekmeye ve yenilgiye sürükleyen bu hissin bir anlamı olduğunu tekrar tekrar görmemiz gerek. Beyazperdede bu duygu her zaman daha basit görünür ve bu basitlik bizi içine girdiğimiz açmazlardan biraz olsun çıkarır. 
İlişkinin özellikle tehlikeye girdiği zamanlar var mı? 
İlişkiye üçüncü bir kişinin girmesi -ki bunun mutlaka başka bir kadın ya da erkek olması gerekmez- aşkı en çok tehlikeye sokan durumdur. Bunun en güzel örneği çocuk sahibi olmak… Aşkın var oluşuna katkıda bulunan o özgürlük duygusu bir anda biter ve çiftin üzerine artık bir aile olmanın sorumlulukları yığılır. Eğer birbirine aşık olan iki insan ilişkileri süresince zor durumlarla başa çıkmayı öğrenememişler, kendilerini bu konuda geliştirememişlerse, bu yeni yaşam biçimi onları birbirlerini kırmaya iter ve aşklarının tartışmalar, gerginlikler, yıpranmalar, sinir krizleri ve isyanlar arasında yitip gitmesine neden olur. 
Aldatsa bile sizi seviyor mu? 
Erkekler için evet… Bir erkek birlikte olduğu kadını çok sevip yine de aldatabilir, çoğunlukla da cinsellikten kaynaklanan sebeplerle… Kadınlar aldatma olayına farklı amaçlarla, planlı programlı girerler. Çoğunlukla da bunu birlikte oldukları erkekten intikam almak için yaparlar. Kadının içinde sadakat duygusuna yer olmayan bir aşk yaşaması, çok daha düşük bir ihtimaldir.(bu kısmına inanmıyorum ben ya!!!) 
İnsan bir aşkı telefonunda bitirebilir mi? 
Bitiremez, bitiriyorsa da yaşadığı şeyin aşk olmadığından emin olabilir. Eğer bir insanı sevmiş ve onunla bir dönem hayatı paylaşmışsak, içimizdeki tutku fırtınası dindiğinde bile o güzel günlerin hatırına en azından gözlerinin içine bakarak ve bir açıklama yaparak ayrılmayı ona borçlu olduğumuzu hissederiz. Yani bir erkeği/kadını mesajla başınızdan atıyorsanız, bilin ki ona hiçbir zaman aşık olmamışsınızdır. 
Aşkın ne kadar yakınlığa ve uzaklığa ihtiyacı var? 
Birbirini tek bir bakışla anlayacak kadar yakın ve bir birey olarak var olmaya devam edebilecek kadar uzak… Aradaki sınır oldukça incedir ve pek çok çift bu sınırı tutturmayı beceremez. Ya ilişkileri yeterince derin değildir ya da tam tersine artık birleşip tek bir varlık haline gelmiş, kişiliklerini kaybetmişlerdir. Oysa aradaki mesafenin doğru tayin edilmesi durumunda aşkın ömrü çok daha uzun olur. 
Aşkla ilgili en büyük yanılgılar neler? 
Çoğumuz onu avucumuzun içine alıp kontrol edebileceğimizi, isteklerimiz doğrultusunda yönlendirebileceğimizi ve istediğimiz zaman atabileceğimizi sanırız. Çok beğenme, hoşlanma ve etkilenme gibi duygularımızı hemen aşkla karıştırırız. En büyük yanılgılarımızdan biri ise şudur: Hayatımızın bazı dönemlerinde şefkate, ilgiye, sıcak bir dokunuşa o kadar büyük bir özlem duyarız ki, karşımıza çıkan ilk erkeğe aşık olduğumuzu sanırız. Aslında içimizdeki his sevmekten çok, sevmeyi sevmektir. 
“Midenize inen yumruğu” biyolojik olarak açıklaması yapılabilir mi? 
Hem de kolayca… Aşık olduğumuz sürece kanımızda phenyiethylamin yani aşk hormonu vardır. Ancak zaman içinde bu hormonun seviyesi düşer, ilişkinin ileri aşamalarında aşk, kimyasal etkisini kaybeder ve midede uçuşan kelebekler bir sonraki aşka kadar tarihe karışır. Ancak eğer bu ilk heyecanın yerine karşılıklı güven, şefkat, anlayış, saygı ve dostluktan oluşan bir karışım koyabilmişsek, aşk sevgiye dönüşür ve bu sevgi bir ömür boyu bile sürebilir. 
Neden bazılarımız ard arda ilişkiler yaşarken bazılarımız aşık olmakta bu kadar güçlük çekiyoruz? 
Bir insan aşık olmakta zorlanıyorsa bunun farklı sebepleri olabilir. En klasik sebep, kişinin daha önce yaşadığı ilişkilerden kaynaklanan güvensizliği ve karşı cins hakkındaki olumsuz yargılarıdır. Bunun dışında bir de aşkı her yönüyle yaşayamayanlara, daha doğrusu yaşamaktan keyif almayı beceremeyenlere rastlanır. Bunlara “aşka kabiliyeti olmayanlar” diyebiliriz. Ne kendileri o sihirli sinyalleri gönderebilirler, ne de gönderilenleri alabilirler. Bir de aşkın beraberinde getirdiği zorluklardan kaçan ve kişisel mahremiyetinin azalmasından korkanlar vardır. Kendi kendilerine yeten bu insanlar daha seçici davranırlar ve bulundukları herhangi bir ortamda aşk arayışına girmezler. Yani olaya mantık yönünden bakmayı tercih ederler.
Aşk,Aşk İle İlgili Sorular ve Cevapları,Aşk Hakkında,Aşk ve Sevgi,Sevgi
10:36 | 0 yorum | Devamını Okuyun ...

Aşk Sözleri

Aşk Sözleri
♥ Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim, bir tek sensiz olamaz.

♥ Mürekkepten denizler, kağıttan gemiler yaptım. Sonra ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi sandın, ben seni sevmedim sana taptım!..

♥ Seni her düşündüğümde kalbime bir yıldız çiziyorum. Benim şimdi kaç yıldızım var biliyor musun? Benim artık bir gökyüzüm var..

♥ Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm...

♥ Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz...

♥ Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek; ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek!

♥ Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam!

♥ Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da... Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de... Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek...

♥ Bir şiir yaz bana içinde alabildiğince mutluluk olsun ayın gölgesinde unutulan sevgi tohumlarıyla yeşere dursun veya bir şarkı söyle özlemimdeki sevgiliyi anlatsın yağan yağmurlarla ıslanan bedenimi parlayan gözleriyle kurulasın.

♥ Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.Ve aşk öyledirki nerde imkansız varsa onu seçer.

♥ Birgün bana soracaksın,beni mi yoksa hayatı mı daha çok seviyorsun diye. hayatı diyeceğim, küsüp gideceksin ama hiçbir zaman bilmeyeceksin ki benim hayatım sensin.

♥ Sen benim incimdin. parıldayan masum güzelliğinle seni sarp kayalıklardan tırnaklarımla kazıdığım bir istiridyede bulmuştum. ve bir daha kaybetmiyeyim diye kalbimin derinliklerine gömdüm.

♥ Ne seni unutturacak kadar zaman geçecek ne de geçen zaman seni unutturmaya yetecek bırakıp gitsende unuturum sanma zaman alışmayı öğretir unutmayı asla.

♥ Sevmiyorum şu saatin sesini,akmasın dursun zaman.herşeyin bir öncesi ve sonrası vardır derler ya; YALAN. senden önce vardım belki ama aşkım senden sonra olmayacağım inan.
Aşk,Aşk Sözleri,En güzel Aşk Sözleri,Aşk Sözleri Dinle,Türkü Sözleri,Nefret Sözleri,Sms Sözleri,Komik Sözler,Asker Sözleri,Dostluk Sözleri,Atatürk`ün Sözleri,Söz
16:14 | 0 yorum | Devamını Okuyun ...